5 Aralık 2016 Pazartesi

Yeter ki İste...


Merhabalar,

Kendimi bildim bileli hayatım kilo verme savaşı içinde geçti. Çocuk yaşlarda defalarca diyetisyenlere gidip kilo verip geri alarak başarısızlığı deneyimledim. En son diyet denemem de başarısızlığa uğrayınca diyetlerden tamamen vazgeçtim çünkü değişmesi gerekenin beslenme düzenim değil, düşünce biçimim olduğunu anlamıştım. Her şeyi bir kenara bırakıp kendime doğru yolculuğa çıktım...
Neden bir türlü kilo veremiyordum?
Neydi bu kadar yememe sebep olan, beni yeme bağımlısı yapan şey?
En önemlisi de kendime bunu yapacak kadar neden sevmiyordum kendimi?
Tüm bu soruların cevabı bilinçaltımdaydı. Ben de oradan başladım. Regresyon terapisiyle bilinçaltımda yeme davranışıma sebep olan duyguları buldum, hepsiyle yüzleştim. Öncelikle duygularımın ağırlığını attım üzerimden. Kendimi yeterince sevip, özen göstermeye başlayınca hayat biçimim de değişmeye başladı. Her şeyin önüne kendi mutluluğumu koymaya başladım. Sağlıksız olan gıdalara bakarken onu yeyince mi yoksa aynada kendimi incelmiş görünce mi daha mutlu olacağımı sordum.
Seçimler yaptım.
Kilo vermekten ziyade enerjimi arttırsın diye spor yaptım her gün. Senelerdir her biri birbirinden değerli ve çok sevdiğim diyetisyenlerimden öğrendiğim bilgileri kullanarak beslenme düzenimi değiştirdim.
Sonuç olarak giden 55 kilonun hafifliği var üstümde.


Senelerin alışkanlığını, koskoca bir hayatı değiştirmek, senelerdir bilinçaltımda saklı duran duygularla yüzleşmek, bunun bir süreç olduğunu bilerek sabırla üstüne gitmek kolay oldu diyemem...
AMA HEPSİNE DEĞERDİM!
Şu anki mutluluğum, gururum hepsine değerdi.

Kendimi tanımak üzere çıktığım bu yol bir süre sonra mesleğim oldu. Her gün hevesle, mutlulukla ofisime giderken kimlerin hayatına katkı olacağımın ve kimlerden katkı alacağımın merakını ve coşkusunu yaşıyorum.
İnsanların hayatlarına dokunmak, kendileriyle ilgili farkındalığa ulaşmalarına yardımcı olmak mutlu ediyor beni. İçteki değişimin dışa yansımasını izlerken, her defasında heyecanla ve mutlulukla insanın gücüne yeniden tanıklık ediyorum...

Yaşama ve her anına sonsuz kez şükrediyorum...

Duygularımız algılarımızı,
algılarımız düşüncelerimizi,
düşüncelerimiz bakış açılarımızı,
bakış açılarımız ise hayatımızı belirler..

Dolayısıyla hayat dediğimiz şey duygularımızla oluşturduğumuz bir illüzyondan ibaret.

Duyguların değişirse, sen değişirsin.

Yeter ki iste...

Sevgiler.